RSS / XML
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 16 Mart 2025, Pazar 20:35:55 tarihnde eklendi. 33 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Atay Ceyişakar’a Yanıt!

FATİH ATAN, “ATAY CEYİŞAKAR’IN “VAROLUŞ/YOKOLUŞ GÜNLERİ” KİTABINDA HAKKIMDA YAZMIŞ OLDUĞU YAZILARA BİR YANIT!”
Atay Ceyişakar’a Yanıt!

16/03/2025. Antalya. 16 Mart 2025. Abhazyam.com. Fatih Atan. (Atanba - Тванба). Değerli Abhazyam.com izleyicileri, Abhazya Cumhuriyeti ve Abhaz Diasporası, son dönemde önemli olaylar yaşıyor, bu gelişmeler hakkındaki görüşlerimi, sizlerle bir sonraki yazımda paylaşacağım.

Bundan bir süre önce Kafkas – Abhazya Dayanışma Komitesi (KADK) eski başkanı Atay Ceyişakar tarafından “Varoluş ve Yokoluş Günleri” adında bir kitap yazıldı, okuru ve eleştirisi bol olsun dlleklerimi belirtmek istiyorum. Ancak kitap içerisinde hakkımda da bir takım yorumları bulunuyor, o yüzden bu yazıyı kitapta ki yanlışları  düzeltmek ve tarihe not düşmek amacıyla yazma gereği duydum.

Bizler insanların kişisel yaşamları ile ilgili olarak yazı yazmaz, eleştiride bulunmayız, kişilerin siyasal yaşama bakışları ile ilgilenir ve eleştirilerimizi belirtiriz, ancak Atay Ceyişakar kitabındaki üslup nedeniyle, bizlere bu tür bir yazı yazmak zorunda bıraktığı için siz okurlardan öncelikle özür dilerim.

Aslında kitap içerisinde ki yazıları okudukça, birbirinden kopuk olaylar ve tarihlerde ki hataları da gördüm, düzeltmek için yeni bir karşı kitap yazmak gerekir, ama sadece yanıt vereceğim.

Gelelim konumuza;

Kitabın 124. Sayfasından benim KADK ile ilişkimi,  Kadıköy, Bahariye’deki ofiste “ücretli personel” olarak çalışan bir kişi diyerek değerlendirmiş. Aslında bu kitabın yazımında editöryal katkısı olanlar ve kendisi, Ekim 2010 Tarihinde yazmış olduğum (Bknz: Kafkas Abhazya Dayanışma Komitesi – Bir Dönemin Anatomisi 1992 – 1993 adlı kitabımı okumuş olsalardı yazım hatasına düşmemiş olurlardı.

KADK’nin kuruluşu öncesinde, Güney Osetya’da yaşanan çatışmaların Abhazya’ya yansımasını görüşmek amacıyla konuya duyarlı insanlar olarak İstanbul Abhaz Derneği’nde yaptığımız toplantıda bir fon oluşturuldu ve o dönem dernek başkanı olan Mümtaz Demiröz’ün Abhazya’ya gönderilmesi kararı aldık. Bu gelişmeler Haziran 1992’de yaşanmıştı.

Ayrıca, gelişmelere karşı duyarlı olunması amacıyla, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Dışişleri Bakanlığı’na telgraf çekilmesi kararı alındı.

Okurlar, benim belgelere dayanarak çalıştığımı, soyut kavramlar üzerinde yazılar yazmadığımı bilirler. Kitabıma bakılırsa göndermiş olduğum 23 Haziran 1992 Tarihli Telgraf metninin örneğini görebilirler. (KAFKAS ABHAZYA DAYANIŞMA KOMİTESİ, Bir Dönemin Anatomisi 1992 – 1993 -Bkz. 84. Sayfa)

O dönem içerisinde Alan Vakfı Başkanı olan ve bugün aramızda bulunmayan değerli arkadaşım, KADK üyesi olarak da görev yapan Remzi Yıldırım’ın katkılarını da unutmadığımı, kendisini saygı ile andığımı söylemek istiyorum.

Gelelim “ücretli personel!” konusuna;

Körfez Krizi nedeniyle, kurucularından olduğum ve içerisinde 100 üzerinde personel çalıştırdığımız şirket, iflas etmişti. İstanbul Sanayi Odası ve İstanbul Ticaret Odası, İhracatçılar Birliği  üyesi olarak bulunduğumuz ve 1985 – 1991 yılları arasında yaptığı çalışmalarla dönemin Başbakanı Turgut Özal’ın elinden ihracatta başarı ödülü almış bir şirketin Yön. Kur Bşk. Yardımcılığında bulunan bir kişiyim.

Belgelere ulaşmak isteyenler, ilgili kurumlara başvurabilir, asılları ve örnekleri bende mevcuttur.

1991-1992 yılları döneminde ise, şirketin konkordato işlemleri ile uğrştım, o dönem içerisinde Atay Ceyişakar’a da deneyimli birisi olduğu için evine gelerek danışmıştım, hatta değerli bir insan olan eşi bizleri çok iyi karşılamış ve ağırlamıştı, herhalde kendisi unutmuş, yaşlılığına veriyorum.

Ayrıca, A. Ceyişakar, kendisinin 1987 yılında Kafkas Abhazya Kültür Derneği başkanlığı görevinde bulunduğunu söylüyor.

Bizler ise 1977 -78 yılları arasında Mümtaz Demiröz’ün başkanlığında derneğin bugünlere gelmesini sağlayan YK üyeleri olarak görev aldık, fakülte arkadaşım sevgili Cihan Zafer’le görüştüğünü söylüyor, bu konuda ona danışmasını öneririm.

KADK’nin kuruluş tarihinde ise, bazı kişilerin karşı çıkmasına rağmen gençlik kesiminin temsilcisi olarak görev yapmaya başladım, o dönemde KADK’nin en genç üyesi idim. A. Ceyişakar’ın “buzhane!” diye değerlendirdiği Abhaz Derneği’nin altında yapmış olduğumuz toplantılarda, sekreterya çalışmalarında ki dağınıklığı görerek (başlangıçta sekretarya da yaşanan skandal olayları ve sonrasında gönüllü olarak sekretarya görevini yürütmek için talep de bulunduğumu kendisi de hatırlar herhalde) 22 Eylül 1992 Tarihinde, yani kuruluşundan 1 ay sonra, altına KADK Üyesi Fatih ATAN diyerek ve imzamı atarak “KAFKAS LOBİSİNİN OLUŞTURULMASI VE ÖZELDE ABHAZYA’YA DESTEK SAĞLANMASI ÜZERİNE GÖRÜŞLER” yazısı ile görüşlerimi belirtmiştim. (Bknz: KAFKAS ABHAZYA DAYANIŞMA KOMİTESİ, Bir Dönemin Anatomisi 1992 – 1993 – 88. Sayfa) 

KADK çalışmaları süreci içerisinde yine benim de önerimle, ve üyelerinde kabul etmesiyle, KADK sekreteryasının, gönüllülük esasına bağlı olarak yarı da olsa profesyonelce çalışabilmesi için çalışanların belli bir ücret almasının doğru olacağını söyledim, çünkü ofiste çalışanların maddi harcamalarının bir nebze de olsa karşılanması gerektiğini  vurgulamıştım.

O dönem kimlerin ne tür ücret aldığını Sn. Erol Kutalia’dan öğrenebilir, belgeler bende de mevcuttur.

Bu arada 1992 – 93 dönemi boyunca KADK Sekreteryasında, zaman kavramı olmadan çalışan değerli kardeşim Meral Özel’den tek söz etmemesini de, kınadığımı belirtmek isterim.  

Sn. Ceyişakar, Abhazya ve Abhaz Diasporasına unutulmaz katkıları olan, görüş farklılğımız olmasına rağmen yaşamı boyunca kardeşlik ilişkimizi bozmadığımız değerli insan İrfan Argun’un, beni “Komite Üyesi” yaptığı yakıştırmasına gelince. Yukarıda yazmış olduğum yazı dahil olmak üzere KADK üyeliğinden alındığım 09 Mayıs 1993 Tarihli toplantıya kadar, tüm yazılarımın altına KADK Üyesi Fatih ATAN olarak, imzamı attım.

Kendisi o dönemde neden benim üyeliğime karşı çıkmadı da konuyu, İrfan Argun dönemine atarak atıfta mı bulunmak istiyor, dersiniz?

Unutmasın ki, o döneme ait tüm yazışmalar ve belgeler arşivim içierisinde bulunuyor.

Gelelim kendisinin görevden alınma sürecine;     

Atay Ceyişakar, Kafkas – Abhazya Dayanışma Komitesi Başkanı olarak 20 Eylül 1992 Tarihli 2000’e Doğru Dergisi’nin 38 Nolu sayısında “Gevşek Federasyon İstiyoruz” başlığı altında yayınlanan bir demeç verdi.

Atay Ceyişakar “Gürcistan, Abhazya’ya Rusya ile anlaşarak saldırabiliyor. Büyük ihtimal ABD’den destek alıyor. Hatta Türkiye’nin politikası bile saldırganı cesaretlendirici.Abhazya’da halklar arasında bir sorun yoktur. Abhazlar Gürcü düşmanlığı yapmıyor. Güçlü güçsüzü eziyor; Şimdi temel kaide bu. Soruna adil, siyasi bir çözüm bulunmadı. İlle de egemenlik demiyoruz.Gürcistan’la federasyon yapmak isteriz. Diyerek söyleşiye başladı. (Bknz: Kafkas Abhazya Dayanışma Komitesi – Bir Dönemin Anatomisi 1992 – 1993 – Syf. 112 – 113)

Aslında KADK içerisinde basına demeç verecek olan kişi kim olursa olsun, Komitenin çalışma yapısına uygun hareket etmesi gerekir biçiminde bir karar bulunuyordu. Bizler, KADK üyeleri olarak 22 Eylül 1992 Tarihindeki toplantıda, böyle bir  açıklama yapmanın yanlışlığı vurgulamıştık. O toplantıda bu tür demeçler için KADK üyelerinin onayının alınması gerektiği kararı alındı.

Atay Ceyişakar, sanki bu karar alınmamış gibi, bireysel davranışlarını sürdürdü ve Türkiye Gazetesi’nin 10 Aralık 1992 Tarihinde yayınlanan sayısında bir demeç verdi. Atay Ceyişakar’ın bu demeçlerinin Abhazya devletinin kurtuluş savaşını sürdürdüğü bir dönemde verdiği zararları eleştiren ve 19 Aralık 1992 tarihinde altına KADK Üyesi Fatih Atan diyerek imza attığım “Gelişmeler Üzerine Görüşler” Basın Bildirisi, Yalçın Pekşen, Türkiye Gazetesi Eleştirisini yazılı olarak KADK üyelerine sundum. (Bknz: Kafkas Abhazya Dayanışma Komitesi – Bir Dönemin Anatomisi 1992 – 1993 Fatih Atan Syf. 92 - 97)

Atay Ceyişakar’ın görev süresi, kitabında da belirttiği gibi, KADK’i şirket gibi yönetmeye çalıştığı ve hatta Abhazya’yı da şirket gibi gördüğü için hatalar zincirini sürdürmekten vazgeçmediği, Abhazya ve KADK’nin çalışmalarına verdiği zararları görmeden çalışmalarını sürdürdüğü için 09 Mayıs 1993 Tarihinde yapılan genel toplantıda sona erdi.

09 Mayıs 1993 Tarihine gelmeden önce KADK 11 Nisan 1993 Tarihinde ki toplantıda istifa ve 09 Mayıs’a kadar görevi sürdürme kararı aldı.

11 Mayıs 1993 Tarihinde yapmış olduğum konuşma tüm üyeler tarafından onay gördü. (Bknz: Kafkas Abhazya Dayanışma Komitesi – Bir Dönemin Anatomisi 1992 – 1993  11 Nisan 1993 Tarhli konuşmam Syf. 07 – 56)

KADK’nin 09 Mayıs 1993 Tarihli  toplantısına gelirken, döşenen önemli taşlardan birisi olan ve Atay Ceyişakar’ın görevden alınmasına neden olan ve dediği gibi benim “rolümün” olduğunu söylediği,  kitabının 124 sayfasında “alınan bir kararın sonuca ulaşamamasında rolü olduğu için Fatih Atan’ın…” açıklamasında ki bildiriye gelelim;

Atay Ceyişakar tarafından 01 Mart 1993 Tarihinde hazırlanan ve 11 Mart 1993 Tarihli tüm bölgelere ve derneklere gönderilmek üzere hazırlanan, ancak KADK üyeleri tarafından engellenen “Bölge Kriz Komiteleri ve Derneklerimize” adlı yazıyı kitabında nedense yayınlamamış, kendi kitabında ise bu bildiri öncesinde yapmış olduğu ilginç görüşmeleri açıklıyor.

“Bölge Kriz Komiteleri ve Derneklerimize” adlı yazı, “Konu: YenidenYapılanma Dönemi Hk. Diye başlıyor ve, 7 madde halinde gerekçelerini açıklıyor.

2. ve 5. Maddeler, benim KADK üyeliğim hakkında ki düşüncelerini yine kendisi tarafından nasıl yalanlandığını göstermiş oluyor,

“2. Madde – …. Yeni duruma göre yapılacak çalışmaya ŞAHSİ  ve İŞ yapısı uymayan arkadaşların aflarını istemeleri sonucunda:

2.1 - Atay CEYİŞAKAR, Dr. Cemalettin ÜMİT, İrfan ARGUN ve Erdeşan KOBAŞ’ın görevlerine devam etmeleri.

2.2 – Yurdaer ERŞAN, Rahmi TUNA, Sezai BABAKUŞ, Erhan ŞAHİN, Cengiz GÜL, Fatih ATAN, Gündüz Yıldırım GEÇ’in mazeretlerinin kabulü KARAR altına alınmıştır.

5. Madde – Yaklaşık 7 aydır üstün özverilerle Komitemize/Dayanışmamıza katkıda bulunan ve durumun gerektirdiği özveriyle kendilerinden nöbet değişimini sağlayan KOMİTE ARKADAŞLARIMIZA yürekten teşekkür ederiz.”  . (Kafkas Abhazya Dayanışma Komitesi – Bir Dönemin Anatomisi 1992 – 1993  Syf. 106 – 107)      

Atay Ceyişakar tarafından hazırlanan bu yazıda Fatih ATAN’ın adı diğer KADK üyeleri ile birlikte anılıyor ve mazeretlerinin kabulünü açıklıyor ve adını belirttiği, aralarında Fatih ATAN’ında bulunduğu KOMİTE’deki arkadaşlarına yürekten teşekkür ediyor.

KADK Üyeliğim sürecinde, yazmış olduğum yazıların dışında, basında çıkan yazılarda, tv konuşmalarında, toplantılarda sürekli olarak üye olarak bildirimlerde bulundum ve o süreç içerisinde ciddi bir tepki almadığımı da belirtmek isterim. (Bknz: Kafkas Abhazya Dayanışma Komitesi – Bir Dönemin Anatomisi 1992 – 1993)

Aslında, kendisi ,Abisinin rahasızlığı döneminde, Antalya’da bulunuyordu, en son olarak kendisiyle onunla ilgili olarak yazmış olduğum yazılar hakkında benimle görüşmk istediği için buluştuk ve kalmış olduğu Talya otelinde uzun bir görüşme yaptık.

Görüşme sonucunda bana söylemiş olduğu “ABD Vatandaşı olmak o kadar kötü bir şey değil, Fatih!” sözü sonrasında izin alıp kendisi ile yapmış olduğumuz görüşmeyi sonlandırmıştım.

30 Eylül 1993 Zafer günü kendisi İspanya’da iken, ben BBC Türkçe Radyo Programında, Abhazya’nın zaferini dünyaya duyuruyordum! 

Yaşı gereği yine unutmuşa benziyor, hatırlatayım dedim.

Gelelim kendisini kişiliğim konusunda bilgilendirmeye;

Atay Ceyişakar’ın 285. Sayfada 1. Derecede ailem hakkında bilmedikleri yazısına gelelim, Atay Ceyişakar “1. Derece ailesini tanımıyordum ama amcalarını, amcakızlarını çok iyi tanıyordum Fatih’in, çok saygın bir aile, kardeşimizin önerisinin ötesinde, aileye saygım sebebiyle de, üzerine gitmeyi de uygun bulmamıştım” diyor.

Fatih ATAN olarak, Abhazya’nın Duripsh köyünden göç eden Atanba Habic ve Tarıpha Elif’in oğlu olan Osmanlı-Rus Savaşı ve Kurtuluş Savaşı Kahramanı Aziz ATAN’ın oğlu 1925 doğumlu, Necatibey Öğretmen Okulu mezunu İlköğretim Müfettişi Ferit ATAN’ın oğlu olarak 1955 yılında İzmit, Büyükderbent’de dünyaya geldim.

Annemin ailesi ise, Edirne’nin tanınan eski ailelerinden olan Oruçpaşa Sülalesi olarak bilinir ve 1928 Çengelköy doğumlu annem Sevgi Güler, Çapa Kız Öğretmen Okulu Mezunudur. Annemin öz dayısı olan Avukat Mehmet Şeref Aykut ise, son Osmanlı Meclisi Mebusasınında “Misaki Milli Belgesini” okuyan kişidir. (28 Ocak 1920). M. Şeref Aykut, M. Kemal Atatürk’ün yakın mücadele arkadaşı 1. 4. 5. Ve 6. Dönem TBMM Milletvekilliği görevinde bulunmuştur. Dünyaca ünlü Heykeltraş İlhan Koman’ın da dedesidir. (Bknz: Bknz: Kafkas Abhazya Dayanışma Komitesi – Bir Dönemin Anatomisi 1992 – 1993, 97. sayfa)

Son olarak, Atay Ceyişakar’a, benim ve ailem hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek isterse, Kayalar köyünde oturan ve babam Ferit ATAN’ın öğrencisi olan Em. Tuğgeneral İsmail Arıcı’ya (ARDZINBA) danışmasını da öneririm.

Bu yazımda, Atay Ceyişakar’a kitabında ki yazılarında, başta sadece Türkiyenin değil Dünyanın ünlü yazarlarından olan Yaşar KEMAL ve yaşamını Abhazya ve Kafkasya Diasporası insanlarına adamış olan Rahmi TUNA olmak üzere, saygısızca, üstten bakış açısındaki aşağlayıcı bir yaklaşımda bulunduğu tüm kişiler adına da yanıt vermek istedim.

Okurlara, 1992 – 1993 yıllarındaki gelişmeleri anlayabilmeleri için, KADK Dönemi hakkında yazmış olduğum “Türkiye’deki Abhazlar” ve  “Kafkas Abhazya Dayanışma Komitesi – Bir Dönemin Anatomisi 1992 – 1993” kitaplarını okumalarını öneririm.   

Saygılarımla!

Abhazyam.com Genel Yayın Sorumlusu

Fatih Atan. (Atanba - Тванба)

www.abhazyam.com

Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Diğer Fatih Atan Yazıları
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!
Hava Durumu
ANKET
Aleksandr Ankvab'ın Siyasete Dönüşünü Onaylıyormusunuz
Diger anketlerimiz için tıklayın...
Yol Durumu

©
Copyright 2011 Abhazyam.com Her hakkı saklıdır.